Orta Çağ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Orta Çağ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
0 com

Nominalizm (Adcılık)


Nominalizmin 14. yüzyıl felsefi düşüncesinin değişimine çok büyük etkisi olmuştur. Skolâstikçiler, akıl açıklama yoluyla zihnimizde oluşan tümel kavramlara öncelik verip, bunları “tek gerçek” olarak görürlerken; Nominalistler, tümel kavramların “objektif gerçekleri” olmadığını, gerçek olanın nesneler dünyası olduğunu, tümel kavramların ise bu nesnelere bizim verdiğimiz adlardan ibaret olduğunu öne sürmekteydiler.


Tümellerin gerçekliği sorgulanmaya başlayınca, sonsuz sayıda nesnelerin oluşturduğu fiziksel evren ve bireyler önem kazanmaya başlamıştır. Orta Çağın doğayı ve nesneleri ikinci plana atan düşüncesi sarsılmıştır. Nominalizm, Orta Çağ boyunca aşağı sayılan nesneler dünyasına ve doğaya karşı ilgi uyanmasına, buna bağlı olarak da deney ve gözlemin giderek önem kazanmasına neden olmuştur.

Mistisizm (Gizemcilik)Skolastik
0 com

Mistisizm (Gizemcilik)



Mistisizm Orta Çağ boyunca Skolâstik’in baskısı altında gelişemeyen ama 14. yüzyılda hızla gelişebilme olanağını bulmuş olan bir düşünce akımıdır. Mistisizm, Tanrının ne akıl ne de duyularımızla kavranamayacağını ona ancak sezgiyle ve onu severek ulaşılabileceğini öne sürer.

SkolastikNominalizm (Adcılık)
0 com

Skolâstik Felsefe


Skolâstik Felsefe Orta Çağ’ın hâkim felsefe anlayışıdır. Skolâstik esas olarak Augistinciliğe dayanmaktaydı. Tek konusu ise Tanrı ve onun ruh aracılığıyla kurduğu dünya ile olan ilişkisiydi.

Skolâstik felsefe içerik olarak tamamen dinsel nitelikli bir Hıristiyan felsefesidir. O, evrene, doğaya ve insana ilişkin "yeni" bir bilgi ya da düşünce üretmemiş zaten bunu da amaçlamamıştır. Konusu, bütünüyle Hıristiyan dogmasıdır.

Skolâstik düşüncenin doğa ile ilgisi yoktur, daha başından itibaren "var olana" bakmaz. O "varlık nedir" diye sorar, "var olan nedir" diye değil. Orta Çağ için doğa, değerler hiyerarşisinin en altında yer alır hiç bir biçimde üzerinde uğraşmaya, onu incelemeye değmez ve doğa, bizim için bir "bilgi edinme" kaynağı olamazdı.

Ortaçağ Düşünce sistemine göre Yeryüzü evrenin merkezidir. Ay, Güneş ve gezegenler Yeryüzünün etrafında dönen saydam kürelere (sphairos) çakılı durmaktadırlar. Hıristiyanlığa göre de bütün evren Yeryüzü için yaratılmıştır ve Yeryüzü bu evrenin merkezidir.

Skolâstik felsefe kendi içinde 3 ayrı evrede incelenmektedir. Bunlar;

Erken Skolâstik (9-10 Yüzyıllardan 12 Yüzyılın sonuna kadar)

Yüksek Skolâstik (13.Yüzyıl)

Geç Skolâstik ( 14. Yüzyılın başlarından 15 yüz yıla kadar) felsefedir.

Skolâstik Felsefenin Genel Özellikleri

Skolâstik felsefenin genel özelliklerinden bir kaçını sıralayacak olursak;

- Dinsel Nitelik

- Açık Seçik Anlatım

- Akılcılık ve Soyutluk

- Tümcü Dünya görüşü

- Dogmatizm

- Doğadan Kopukluk ve Bilim Karşıtlığı

- İnsanın Kişileşememiş Olması


- Düzenleme,  Sistemleştirmenin bu dönemde ön plana çıkan belli başlı özellikler olduğunu söyleyebiliriz.